Eklenme Tarihi : 12 Mayıs 2009 Salı
Fahir Çam

Bir TV Programı Hikayesi

Daha önce kameralarla pek haşır neşir olmayan ama sektörüne aşık iki insan için belki fazlaca cesur bir adımdı Perakende Ofisi'ni hazırlayıp sunmak...


- Arkadaş, nasılsın?- İyiyim, sağol kardeşim, sen nasılsın?- Ben de iyiyim, Mağaza dergisine yazımı yetiştirmeye çalışıyorum. Baksana, birden aklıma ne geldi! Bir süredir aklımda aslında ama bir türlü adını koyup, hayata geçiremedim. Bunca işin gücün arasında tek başıma yapamam zaten... - Hayırdır?- Perakende üzerine sektörel bir televizyon programı hazırlayıp sunsak, diyorum. Nasıl olur?- Aklımı okudun, epeydir buna benzer bir şey düşünüyorum ben de. Çok şık olur. Konuklu bir perakende programı...- Aynen öyle! Perakendeyi konuşacağımız, seçkin konukları ağırlayacağımız bir program. Hatta sektörü yansıtması ve fark yaratması için alışveriş merkezinin içinde bile çekebiliriz. Tabii, rejiyi ikna edebilirsek!..- Bir ilki gerçekleştirmiş olur, sektörümüze de katkı sağlarız...- Fakat bir sorun var.- Nedir o?- Çekimler burada olacağı için senin her hafta Bursaya gelmen gerekecek.- Sorun değil, gelirim. Yeter ki iyi bir iş çıksın ortaya. - Tamam o zaman, harika! Detay ve içeriği konuşacak bol vaktimiz var nasıl olsa... Ben hemen As TV yöneticileri ile görüşeyim, seni ararım.- Anlaştık, hoşçakal. Yaklaşık 15 dakika sonra...- Sevgili program ortağım, nasılsın?- Hayrola, görüşebildin mi?- Görüştüm. Uzun süredir sektörel bir program yapmak istediklerini, perakende sektörünün de bu iş için biçilmiş kaftan olduğunu söylediler.- E, harika!- Ama hâlâ bir sorun var...- Ne oldu?- Yeni yayın dönemi, 20 gün sonra başlıyormuş! Bizim programın ismini, logosunu, formatını, içeriğini, konuk adaylarını, bir hafta içinde masada görmek istiyorlar. Kamera performansımızı da test edecekler. Her şey yolunda giderse, ilk programı 15 gün sonra çekecekler. - 15 gün sonra mı?!- 15 gün sonra! (10 saniye kadar süren sessizlik...)- Tamam arkadaş, ne olmuş? Geliriz üstesinden!- Bu kadar kısa sürede toparlanmak zor ama bence de geliriz üstesinden. Hayırlı olsun o halde... - Hayırlı olsun. Bu akşam üzerinde düşünelim, iskeleti oluşturalım. Yarın ben atlar gelirim Bursaya, her şeyi detaylandırırız.- Tamamdır... Anlaşıldı, uyumayıp çalışacağız yine. Haydi, iyi bak kendine! - Hoşçakal. Başarı detaylarda saklıİşte, bizim hikayemiz böyle başladı...Sevgili kardeşim Ergün Gülerle yaptığımız -birer dakikayı geçmeyen- iki telefon görüşmesi, sektörün ilk ve tek programı Perakende Ofisine vesile oldu.Daha önce kameralarla pek haşır neşir olmayan ama sektörüne aşık iki insan için belki fazlaca cesur bir adımdı bu programı hazırlayıp sunmak... Bir hafta boyunca, Perakende Ofisinin kimliğini oturtalım diye didindik durduk Ergünle. Sektöre yakışacak, keyifli, farklı, öğretici, samimi bir program yapmaktı amacımız. Günlerce devam eden telefon ve mail trafiğinden sonra, önce programın ismini bulduk... Ürettiğimiz 100e yakın isim arasından, Perakende Ofisini çekip çıkardık. Derken efendim, logomuzu seçtik. Bize tanınan kısacık sürenin acımasız baskısı karşısında, en iyisini yapmak istemenin verdiği bir azimle programa ilişkin her detayı tek tek tamamladık. Çekim yapacağımız yerden program dekoruna, logolu bardaklardan konuklara armağan edeceğimiz perakende taşlarına, kamera açılarından jenerik müziğine, konuk seçiminden VTRye kadar, bütün ayrıntılar üzerinde titizlikle çalıştık. As Merkez ve Üçge de ana sponsorlarımız olarak bize destek verdi.Sektör için sektörün içinde üretmek... Her şey tamamdı. Onca hazırlık ve emeğe değmiş, Perakende Ofisi ile TV yöneticilerinden onay almıştık. İlk programın çekimi için geri sayım başladı. İş başa düşüyordu yine...Program ortağım ve ben, -öncesinde belli ekran tecrübelerimiz olduğu halde- ilk kez kendimize ait bir programla kameraların önündeydik. Dizlerimizin bağı çözülmüştü. Açılış konuşmasını yaparken, kalp atışlarımızı herkesin duyacağını düşünecek kadar heyecanlıydık çünkü. O güne dek işittiğim en güzel sözlerin, Stop! Bitti, ağzınıza sağlık cümlesi olacağını tahmin edemezdim tabii. Omuz omuza verip, tamamlamıştık ilk programı. Umduğumuzdan daha hızlı akmıştı zaman... Düşündüğümüzden daha kolay olmuştu üstelik. İlk konuğumuz Sevgili Yasemin Sungurla birlikte, sanki bir TV programı değil de perakendeyi konuştuğumuz, markalaşmayı tartıştığımız, keyif dolu, samimi bir sohbet gerçekleştirmiştik As Merkezin ortasında. Tek fark, 3 kameranın birden, söylediğimiz her şeyi kaydediyor olmasıydı!As TV ve Perakende.org haber portalında yayınlanan ilk programın ardından, çok olumlu eleştiriler aldık. Perakende Ofisinin beğenilmesi ve takip edilmesi, heyecanımızı daha da artırdı. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık hep. Ergün de, ben de televizyoncu değildik. Profesyonel beklentiler değil, perakende sektörüne duyduğumuz sevgiydi bize bu enerjiyi veren... Tek hedefimiz, sektöre katma değer sağlayacak bir şeyler üretebilmekti. Onca çaba, sadece bunun içindi. Yeni yayın döneminde yeniliklerleHaftalar haftaları kovalarken, perakende sektörünün önde gelen isimleri konuğumuz oldu: Sırasıyla Yasemin Sungur, Ercüment Alptekin, Okan Aras, Şeref Songör, Aziz Torun, Yavuz İskenderoğlu, Ali Tatveren, Gökçin Aras, Servet Topaloğlu, Cemal Tuzcuoğlu, Feyza Acar, Engin Koban, Süleyman Orakçıoğlu, Yalçın Ayaydın, Necati Kartal, Hasan Yançıl, Şenay Küçük Tanşu, Mahmut Atom Duruk, Nevra Eker, Sabri Erdem, Gülşah Alışık, Osman Akın, Muharrem Vural, Vehbi Varlık, Nihat Özdemir... Şimdilik 21 program, 25 konuk... Sektörümüzden daha nice değerli konuğu ağırlamak, perakendeyi konuşmak, sorunlara eğilmek, çözümleri birlikte aramak istiyoruz.Perakende Ofisi, haziran ayında tatile giriyor. Yeni yayın döneminde kapılarını tekrar açmak üzere...Umarım, izleme fırsatı buluyorsunuzdur. Kim bilir, belki yakında ulusal bir kanalda seyredersiniz... Hayatın ve perakendenin tüm renkleri, her zaman sizinle olsun...
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive