Bakliyat Sektörü 2010'dan Umutlu - III

Her kriz döneminde olduğu gibi bu dönemde de tüketiciler açık bakliyat ürünlerine yöneliyor. Malum, pakete giren bakliyatın maliyeti, dolayısıyla da fiyatı artıyor. Özellikle bu konuya değinen perakendeciler, hileli ürünlere karşı da önlem alınmasını istiyor

Eklenme Tarihi : 03 Mart 2010 Çarşamba
bakliyat-sektoru-2010dan-umutlu-iii
Akyüz Genel Müdürü Şuayip ÇeşmeBakliyat ürünlerinin ciromuzdaki oranı, yüzde 3,24. Raflarımızda dört marka bakliyat ürünü bulunduruyoruz. Bunlardan biri ulusal, ikisi yerel, diğeri ise ortak olduğumuz Fayda A.Şnin ürünü olan Neffis. Türkiye, bir tarım ülkesi Dolayısıyla ulusal markaların yanı sıra her bölgenin de kendine ait markaları var. Bütün bunların yanında private label ürünler de mevcut. Günümüzde rekabet artık sadece fiyatla değil, geri hizmet ve kaliteyle de alakalı. Üçünü de yapabilenler ayakta kalıyor. Bakliyat hileye yatkın ürünlerden biri Bakliyat üreticileri, ürünlerinin özelliklerini paketlerine yazmalı. Müşterilerimizin daha sağlıklı ve daha kaliteli ürün alabilmeleri için, açık ürünlerle paketli olanların arasındaki fiyat farkı yüksek tutulmamalı. Beğendik Ticaret Müdürü Talat Topaç Beğendik mağazalarındaki bakliyat satış oranı, yüzde 1.54. Raflarımızda 10 markanın 92 çeşit paketli ürününü sunuyoruz. Bakliyatlar içinde yüzde 55lik bir oranla, en çok pirinç satılıyor. Pirinci bulgur ve mercimek takip ediyor. Türkiye, geçmiş yıllarda bakliyat üretimi konusunda dünyada söz sahibi olan ülkelerden biriydi. Son 23 yıl hariç, Türkiyede bakliyat üretimi çok fazla desteklenmiyor, tohum ıslahına gidilmiyordu. Bu yüzden eskiden bir tarım ülkesi olan Türkiye, son yıllarda bazı bakliyat ürünlerini dışarıdan alır hale geldi. Özellikle pirinç başta olmak üzere birçok bakliyat ürününde üretim yeterli değil. Mısır, Uzakdoğu ve Amerikan pirinci ithal edilip tüketiliyor. Ancak Osmancık tohumunun bulunmasıyla birlikte pirinç üretiminde Türkiye önemli bir yol kat etti ve dışa bağımlılığı biraz da olsa azaldı. Bunun yanında Türkiyedeki nohut üretimi hala iyi seviyelerde. Bakliyat ürünlerinde eskiden ihracatçı bir konumda olan Türkiye, günden güne ithalatçı konumuna geçiyor. Yıllar önce gerilemeye başlayan yeşil mercimek üretiminin olduğu düşünülürse, şimdi aynı sorunun kırmızı mercimek için de geçerli olduğu söylenebilir. Eskiden Türkiyeden mercimek tohumu alan Kanada, Avustralya ve Amerika, şimdilerde kırmızı mercimek ihracatına başlayan ülkelerden... Hatta Kanada, bu üründe Türkiyeyi geride bırakarak dünyanın bir numaralı kırmızı mercimek ihracatçısı konumuna geldi. Türkiyede azalan üretimi artırmak için tohum ıslahına gidilmesi ve Ar-Ge çalışmaları yapılması gerekiyor. Ayrıca ekim dönemlerinde çiftçiye ucuz tohum verilmesi, mazot ve enerji giderlerinin desteklenmesi, üretimi artırmak için başvurulacak çözümlerden olabilir. Son zamanlarda oluşan küresel ısınma neticesinde, özellikle 2008 yılında üretici yeterince mahsul alamadı ve bu yüzden geçen yıl bakliyat fiyatları tüm dünyada olduğu gibi Türkiyede de yüksek oranlarda arttı. Bu durumda zorda kalan üreticiye destek olmak amacıyla hükümet ilk defa buğday, arpa ve yem ürünlerinden sonra mercimek, fasulye ve nohutta da çiftçiye nakit desteği sağladı. Bu destek sayesinde biraz da olsa üretim artışı yaşandı. Ayrıca Türkiyede özellikle 2008 yılında artan fiyatlardan dolayı açık bakliyat ve açık pirinç tüketimi tonaj bazında yüzde 140 - yüzde 155 oranlarında arttı. Bu artışın en büyük sebebinin, yüzde 70 oranda fiyat olduğu görüldü. Açık satılan ürünlerde fiyat avantajı olmasına rağmen, zaman zaman başvurulan hileler ile tüketicinin sağlığı göz ardı ediliyor. Ayrıca satılan ürünün cinsi tam olarak belirtilmediğinden, bir aldatma söz konusu olabilir. Mesela baldo pirince kırık pirinç veya ithal pirinç katılarak maliyet düşürülüyor ve tüketiciler yanlış yönlendirilebiliyor. Yapılan araştırmalar, 2009 yılında pirinç, kuru fasulye ve mercimek tüketiminin önceki yıllara göre azaldığını gösteriyor. Bunun en büyük sebebinin bakliyat ürünlerinde olan fiyat artışı olduğu görülüyor. 2008 yılında yaşanan kuraklıkla birlikte, özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesinde kırmızı mercimek üretiminde büyük sorunlar yaşandı ve Türkiye ithal ürünlere ihtiyaç duydu. İthal edilen ürünlerdeki lezzet farkı da Türk tüketicisinin bu ürünlerden uzaklaşmasını sağladı. Değişen beslenme alışkanlıkları ve fast fooda yöneliş, özellikle genç nüfusun bakliyat tüketimini düşürüyor. Günümüzde birçok kişi yeterince bakliyat tüketemiyor. Bazı evlerde bakliyat ürünlerinin nasıl pişirildiği bile tam olarak bilinemiyor. Bu ürünlerin faydalarını belirten yayınlar yapılması ve sağlıklı beslenme için bakliyat tüketiminin öneminin anlatılması gerekiyor. Kısa vadede üretim kanadında ise kaliteli tohum kullanılması, çiftçinin desteklenmesi ve tarımsal alanların verimliliğinin artırılması, kaliteli bakliyat için gerekli unsurlar. Orta vadede ise tarım sektöründe iklim değişikliğinin muhtemel sonuçların değerlendirilerek yeni tarımsal destekler ve erken uyarı sistemlerinin hayata geçirilmesi, sektörde kurumsal kapasite, araştırma sistemlerin geliştirilmesi ve özellikle kırsal alanlarda kadın üreticilerin daha aktif ve bilgili iş yapma imkânına kavuşturulması gerekiyor. Biçen Temel Gıda Kategori Yöneticisi Gökalp Gürkan Bakliyatın mağazalarımızdaki ciro payı, yüzde 0,3. Bu oranın yüzde 35 ila 40ını paketli ürünler oluşturuyor. Diğer bölümü ise dökme olarak satılıyor. Müşterilerin dökme ürüne talebi, elbette fiyatla doğru orantılı. Raflarımızda üç marka paketli ürün satıyoruz. Bu ürünlerden birisi bizim de övünç kaynağımız olan Fayda A.Şnin Neffis markalı ürünü.Geleneksel Türk mutfağının vazgeçilmez gıda maddeleri arasında yer alan bakliyat, geçtiğimiz yıllarda, fakir ve köylü yemeği gibi tanımlarla sofralarımızdaki önemini giderek kaybetmişti. Ancak son zamanlarda, dünyanın çeşitli ülkelerindeki beslenme uzmanları tarafından yapılan çalışmalar, bakliyatın hem beslenmemiz hem de vücut sağlığımız açısından ne kadar önemli ve vazgeçilmez olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Üreticilerden beklentilerimiz, öncelikle dökme ile paketli ürün arasındaki fiyat farklarının düzenlenmesi. Fiyatların müşteri tarafından yadırganmayacak ve alım gücünü zorlaştırmayıp insanları paket ürünlere yönlendirecek seviyeye inmesi gerekiyor. Elbette bu ayarlamayı yaparken ürün kalitesinden taviz verilmemeliCarrefourSA Kurumsal İlişkiler ve Hukuk Direktörü Av.Merter ÖzayCarrefourSA reyonlarında yedi farklı bakliyat markası bulunuyor. Açık bakliyat satışı yapmıyoruz, satışlarımızın büyük bölümü ambalajlı ürünlerden geliyor. Ambalajlı ürün satışlarının büyük bölümünü ise kendi markamızla yapıyoruz. Carrefour markasını üreten firmaları, dış denetim firmaları ile sürekli kontrol altında tutuyor ve aynı zamanda ürünleri periyodik olarak kontrol ediyoruz. Bakliyat sektörü, tüketici bilinçlendikçe satışı artan gıda ürünlerini içeriyor. Bu nedenle bakliyat ürünlerinin doğal, doğal ürünlerin de sağlık için ne kadar önemli olduğu konusu sık sık görsel ve yazılı iletişim araçları ile gündeme getirilmeli, tüketici olabildiğince bilgilendirilmeli. Her ne kadar Çin'den gelen ürünler sektörü zorlasa da, Türk üreticileri desteklemek ve sektörde Türk ürünlerini artırmak için, pirinç ve bakliyat tohum bankası kurulması adına devlet destekli kurumlar oluşturulmalı. Bununla birlikte, Türkiyenin toprakları analiz edilerek, bakliyat ve pirinç korumaya alınmalı. Çiftçiler toprak, teçhizat ve bilgi ile desteklenmeli, bakliyat sektörünü daha profesyonel hale getirmek ve kaliteyi artırmak için, yaklaşık yüzde 80i amatör olan toplam 10 bin adet civarındaki paketleyici firma denetime tabi tutulmalı.Fon Market Satın Alma Sorumlusu Nurten Öztürker Topçu Paket ve açık bakliyatta bölgesel farklılıklar olmasına rağmen, tüm şube ortalamasında toplam ciromuzun içinde paket bakliyatın cirosu yüzde 0,5ken, açık bakliyatın cirosu yüzde 2... Görüldüğü gibi aralarında ciddi bir fark var. Bu oranlar da gösteriyor ki, bakliyat ürünleri perakendeci ve üretici için iyi yönetildiği takdirde yüksek oranda kaynak ve kârlılık sağlayabilecek ürün kalemleri. Mağazalarımızda toplam dört marka paket bakliyat satıyoruz. Yine tüm mağazalarımızda açık bakliyat da satıyoruz. Açık bakliyatı tercih eden müşteri sayısı, paket bakliyata oranla daha fazla. Bunun en büyük nedeni, düşük alım gücüne sahip müşteri kesiminin, satış fiyatları daha düşük olan açık bakliyata yönelmesi. Ayrıca dokunarak ya da koklayarak alışveriş yapma alışkanlığı, tüketiciyi açık bakliyata yönlendiriyor. En büyük şikâyetimiz, açık bakliyatın hileye açık bir ürün grubu olması. Birçok firma temsilcisi, maalesef satış yapmak amacıyla numuneyi farklı gösterip, daha alt kalitedeki ürünü sevk edebiliyor. Ya da pirinçlerin içerisine kırık karıştırılıyor, farklı yöre mahsulleri harmanlanabiliyor Bu hilelerin fark edilmesi zor ve zaman kaybına neden oluyor. Buradaki tek amaç, ürün maliyetini düşürmek ve ucuza mal olanı pahalıya pazarlayabilmek Bir diğer husus ise paket bakliyat firmalarının satış destekte yeterli mörş desteğini vermemeleri. Bunu yeterli ölçüde yapabilirsek, eminim ki cirolarımız büyük miktarda artacak. Ayrıca paketin içine giren ürünün kalitesi standarda bağlanmalı, müşteri her pakette aynı lezzeti almalı, bu sayede gereken güven ortamı oluşturulmalı. Groseri İcra Kurulu Üyesi Kazım ÖnürBakliyat ürünlerindeki ciro payımız yüzde 1,50 oranında. Açık bakliyat satışı yapmıyoruz. Fakat Groseri markalı private label satışımız var. Raflarımızda çeşitli markalarda 16 adet ambalajlı ürün mevcut. Bakliyat ciromuz, 2008 yılına göre bu yıl, yüzde 20 civarında büyüme gösterdi. Bakliyatta önem verdiğimiz kriterler, ürünün kalitesi ve fiyatının istikrarlı olması. Müşterilerimiz aldıkları ürünün aynı kalite ve lezzette olmasını bekliyor. Bunun için tedarikçilerimizin bakliyat sezonunda gerekli miktar ve kalitedeki ürünü bulundurmasını istiyoruz. Bakliyat, hile kaldıran bir ürün... Bu yüzden ürünlerimize gerekli dikkat ve özeni göstermemiz gerekiyor. Ülkemizde her tür bakliyat yetişmediğinden, farklı ülkelerden çeşitli bakliyatlar geliyor. Bu çeşitlilikten kaynaklanan istikrarsızlığın piyasada oluşturmuş olduğu ürün farklılığı, farklı pişirme dereceleri ve lezzet tutarsızlığını da beraberinde getiriyor. Bunu ancak marka bilinci ile aşabiliriz. Hadim Yönetim ve Pazarlama Danışmanı Necmettin KuruBakliyatın ciromuzdaki payı yüzde 5. Satışın büyük çoğunluğunu açık bakliyat oluşturuyor. Raflarımızda dört markanın yaklaşık 100 çeşit ürünü bulunuyor. Ülkemizdeki gelir dağılımındaki adaletsizliğin sonucu olarak toplumun büyük bir kesimi orta ve alt gelir grubunda yaşıyor. Bu grubun da et ve et ürünlerini alabilme şansı sınırlı. Bu nedenle halkımızın çoğunluğu protein ihtiyacını ağırlıklı olarak bakliyat ürünleri alarak karşılamaya çalışıyor. Dolayısıyla bakliyat ürünlerinin müşteriler ve marketler için önemi büyük. Bir zamanlar tarım ürünleri anlamında dünyanın kendi kendine yetebilen yedi ülkesinden biriydik. Ekilebilir ve kullanılabilir tarım alanları, iklim ve toprak zenginliği açısından zengin bir ülkede yaşıyoruz. Buna rağmen, tarım ile ilgili şimdiye kadar gereken yatırım ve çalışmaların yapılamaması, tarıma ve çiftçiye yeterince destek verilememesi, verilenlerin de amacına uygun kullanılmaması sonucunda pirinç ve mercimek gibi temel bakliyat ürünlerini dışarıdan ithal eder bir durumdayız. Kendi tohumlarımız korunmadığı ve geliştirilip ıslah edilmedi için bugün tarımda kısır, hormonlu ve pahalı ithal tohumlar kullanılıyor. Bir an önce yerli tohumlarımızı ıslah ederek kendi üretimimizi yeterince sağlamalı, tarımda dışa bağımlı bir ülke olmaktan kurtulmak için devlet desteğiyle harekete geçmeli, çiftçi ürününü aracısız satarak kâr edebilmeli. Üreticilerden beklentimiz ise bilinçli tarım uygulamalarıyla sürdürülebilir kaliteli ve uygun fiyatlı ürün üretmeleri, ürünlerine önce kendilerinin güvenmeleri ve ürünlerinin arkasında durmaları.Onur Group Açık Bakliyat Ürünleri Satın Alma Yöneticisi Erdoğan ÖzdemirBakliyat ürünlerinin ciromuzdaki payı yüzde 1,8. Açık bakliyat satışı da yapıyoruz. Raflarımızda üç farklı firmanın toplam 52 çeşit bandrollü ürünü bulunuyor. Bakliyat çeşitleri arasında en çok pirinç satılıyor. Pirinç de bakliyat cirosunun içerisinde yüzde 60lık bir satış oranına sahip. Açık ve paketli bakliyat arasındaki paritelerin daralması gerekiyor. Ambalajlar maliyet getirdiği için, ürünün fiyatı artıyor. Bu da tüketicinin açık bakliyata yönelmesine yol açıyor. Paketli bakliyat, tüketicilere özendirilmeli, açık ve paketli bakliyat standart dışı olmamalı.Özhan Satın Alma Sorumlusu Elif Özhan Ak Bakliyat ürünleri cirosu, genel ciromuzun yüzde 2'sini oluşturuyor. Müşteri kitlemiz açık bakliyat satışına uygun olmadığı için, bu grubu mağazalarımızda bulundurmuyoruz. Raflarımızda tüm çeşidini sattığımız üç marka yer alıyor. Bakliyat satışlarının içeriğine baktığımızda, satışların yüzde 50sini pirinç grubunun oluşturduğunu görüyoruz. Her geçen gün ülkemizdeki üretimin azalması ve dışa bağımlılığın artması, bakliyat sektörünün en büyük sıkıntısı Bizler, satın alma yaparken yerli ürünleri özellikle tercih ediyoruz. Çünkü yerli ürünün kalitesi ve lezzeti her zaman daha iyi... Ülkemizde üreticiye yeterli destek verilmiyor. Böylesi zengin topraklara sahip olan ülkemiz, tüm bakliyat ihtiyaçlarını fazlası ile karşılayabilecek durumda.Tesco Kipa Temel Gıda Satın Alma Müdürü Hakan PınarPirinç ve bakliyat ürünleri, ciromuzda önemli bir paya sahip... Hemen her müşterimizin ihtiyacını karşılayacak yapıda bir ürün gamımızın olması, her bütçeye uygun ürün çeşitliliğimiz ve düzenlediğimiz promosyonlar, 2009 yılında bakliyat ciromuzun yükselmesini sağladı. Reyonlarımızda açık bakliyat satışı yapıyoruz. Açık ürünlerin tamamında Tarım ve Köyişleri Bakanlığının talimatları harfiyen uygulanıyor. Üreticiler sık sık denetleniyor. Bu denetimler, bakanlık tarafından onaylı laboratuarlar ve şirketimiz bünyesinde kurulu sekizi gıda mühendisi, biri ziraat mühendisi, biri eczacı ve biri avukattan oluşan toplam 11 kişilik ekibe sahip olan Ticari Hukuk ve Teknik departmanımız tarafından yapılıyor. Dolayısıyla müşterilerimize güvenilirliği kanıtlanmış ürünleri sunmayı taahhüt ediyoruz. Raflarımızda farklı markalar ile toplam 165 barkod üzerinden, 17 çeşit ürün satıyoruz. Müşterilerimizin beklentilerini karşılamak ve onlara hitap edebilmek amacıyla karagöz börülce, buhara fasulye gibi farklı yörelerin ürünlerini de raflarımızda sunuyoruz. Ayrıca yöresel üreticileri geliştirmek amacıyla lokal bazlı firmalarla da çalışmalar yapıyoruz. Mağazalarımızda en fazla kırmızı mercimek, fasulye ve bulgur çeşitleri satılıyor. Bakliyat sektörünün gelişmeye çok açık olduğunu düşünüyoruz. Teknolojik gelişmeler ile besin değerini tarladan son tüketicinin mutfağına girene kadar koruyabilecek çalışmaları takip ediyor, tedarikçilerimizi bu konularda teknik departmanımızdaki uzmanlar ile eğitiyoruz. Bizde bu sektördeki en büyük sorun, birden çok aracıdan geçerek son tüketiciye ulaşan üründeki fiyat artışları. Pirinç ve bakliyat ürünleri yılın belirli dönemlerinde hasat edilmesine karşılık yıl içerisinde sürekli fiyat dalgalanmasına maruz kalıyor. Bu da en çok son tüketiciyi etkiliyor ve yükselen bir trendin içinde ürünleri pahalı almalarına sebep oluyor. Müşterilerimize en iyi kalitedeki ürünleri uygun fiyatla sunmak amacıyla her zaman ilk elden üretim yapan tedarikçilerle çalışma yolunu tercih ediyoruz. Bu şekilde müşterilerimizi fiyat geçişlerinden korumayı amaçlıyor, üreticilerimizin de bizler gibi müşteri odaklı düşünmelerini istiyoruz. Yeni gelişmeleri takip etmelerini ve ekonomik koşullardan ötürü ortaya çıkan fiyat dalgalanmalarında tüketiciyi koruyucu yönde hareket etmelerini bekliyoruz. Özellikle son dönemde GDO endişesi nedeniyle bazı mamullerden uzaklaşan piyasayı pirinç ve bakliyata yönlendirebilir, tüketicileri bilinçlendirerek satış geliştirici aksiyonlar alabilirler.Uyum Üretim Müdürü Didem DarıcıBakliyat ürünlerinin ciromuz içindeki payı yüzde 2 civarında. Kurduğumuz paketleme tesisi üretime başladığında, bu rakamı yüzde 44,5 seviyelerine yükseltmeyi hedefliyoruz. Bazı mağazalarımızda açık bakliyat satışı yapıyoruz. Ancak şubat ayı sonuna kadar açık bakliyat satışına son vereceğiz. Bakliyat sektörü henüz standart ürün üretebilen bir yapıya kavuşabilmiş değil. Ayrıca fiyatlar konusunda anlamsız bir kargaşa var. Biz bu gerekçeleri göz önüne alarak, gerekli tüm izinleri alarak paketleme tesisi kurduk. Bu ay içinde her türlü bakliyat çeşidini ve toz şekeri kendi tesisimizde paketleyeceğiz. Paketleyeceğimiz tüm ürünler, menşesi belli ürünler olacak ve sürekli aynı kalitede ürün paketleyeceğiz. Ayrıca, paketlediğimiz ürünler fiyat açısından da kargaşayı ortadan kaldıracak seviyede olacak. Tüketici bu durumda açık bakliyat satın almayı düşünmeyecek. Şu anda fiyatlara baktığınızda, açık bakliyat ile paketli ürünler arasında neredeyse iki misli fark var. Tüketici haklı olarak açık ürünlere yöneliyor. Ama göz ardı etmememiz gereken bir konu var; ürünlerin açık ortamlarda satılması hijyen, ürün kalitesi ve buna benzer diğer konularda önemli problemler ortaya çıkarabilir. Biz, ürettiğimiz ve Uyum markasını kullandığımız tüm ürünlerde tüketicilerimize Yüzde 100 Uyum Güvencesi sloganı ile sağlıklı ve kaliteli ürünler sunmayı hedefliyoruz. Bakliyat konusundaki çalışmamız da bu konudaki başlıklarımızdan bir tanesi. Ayrıca, biraz önce bahsettiğimiz gibi, bu ürünlerin fiyatlarını da gerçekçi seviyelerde tutarak tüketicilerin açık ürün yerine Uyum markalı ürünleri tercih etmesini sağlamak istiyoruz. Tüketici, tercih ettiği ürüne aynı kalite ve en ekonomik fiyatla, sürekli olarak ulaşabilmeli. Bizim görevimiz, tüketici taleplerini yerine getirmek. Uyum marka bakliyat ürünleri raflarımızda yer aldıktan sonra, bu reyonlardaki satışın çok büyük bir kısmı kendi ürünlerimiz ile gerçekleştirilecek. Tüketici tercihleri de hem sürekli aynı kalitede ürüne ulaşabilme hem de ekonomik fiyatla bu ürünleri satın alabilme olanakları sebebiyle, Uyum marka bakliyatlar yönünde gelişecek.Diyetisyen Taylan KümeliBulgur ve sağlık Dört temel besin grubundan biri olan tahıllar, tarım devriminden bu yana insanlığın en eski temel gıdalarından birini oluşturur. Buğday, pirinç, mısır ve bunlardan elde edilen un, ekmek, makarna, bulgur ve benzeri besinlerden oluşan, vücudun enerji ihtiyacının büyük çoğunluğunu karşılaması nedeniyle beslenmemizde önemli bir yere sahip olan besin grubudur. Zaman geçtikçe, tarım tekniğindeki gelişmeler, daha çok ve çeşitli yiyecek üretilmesini sağlamıştır. Zengin toplumlarda yeme ve içme, gereksinimleri giderme yanında bir zevk şeklini almıştır. Zamanla fazla yemenin de az yeme kadar insan sağlığını olumsuz yönde etkilediği ortaya çıkmıştır. MÖ 2000li yıllarda keşfedilen bulgur onlarca işlemden geçerek üretilmesine rağmen olağanüstü bir besindir. Hazır hale gelinceye kadar; temizlenen, pişirilen, kurutulan bulgurun, işlenmesi ve pişirilmesi sırasında çözülen vitamin ve diğer besin öğeleri yeniden buğday tanesinin içine emilerek, besin kaybı en aza indirgenir. Bulgur kullanarak köfteden pilava kadar 25 den fazla yemek yapılabilir. Kullanım alanı bu kadar geniş olunca bulgurun faydalarını göz ardı etmek mümkün değildir. Bulgur, yüzde 11 veya yüzde 15 oranında protein içermesi, diyet lifi bulundurması, kolesterolü düşürmesi, kalp damar sağlığını iyileştirmesi, folik asit açısından zengin olması, B vitamini, fosfor, demir içeresi gibi insan sağlığına sınırsız faydaları olan bir besindir. Posa miktarı yüksek olan bulgur, bağırsak kanseri ve mide ülserini önleyebilir. Bulgurun içerdiği yüksek mineral ve selülozdan dolayı besin emilimini hızlandırarak, mide ülseri ve kabızlığa karşı vitamin değeri yüksek bir besindir. Suda çözünmeyen posa içerdiği için şeker ve yağın emilimini azaltarak kan şekeri ve kan yağlarının yükselmesini önler. Sindirim sisteminin çalışmasını hızlandırarak hareketsizliğin ve stresin getirdiği olumsuzlukların birçoğunu engeller. Bulgurun içerdiği folik asit, hamileler ve çocuklar için çok önemlidir ve gebeliğin ilk 3 ayında fetüsun beyin gelişimini gerçekleştirir. Hamile kadınlar da çok fazla folik asit yakımı olur, yakılan miktarın karşılanması gerekmektedir. Bu sebeple bulgur, bebek beyninin gelişiminde ve anne sağlığı için önemlidir. Kepekte bulunan fitik asit, minerallerin emilimini azaltarak beslenme problemlerine neden olmaktadır. Bulgur işlenmesi sırasında kepek miktarı arttırılabilirken, fitik asit miktarı azalmaktadır.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive