Eklenme Tarihi : 02 Ocak 2012 Pazartesi
Tevfik Dinçer

Gıdadaki KDV indirimi kayıt dışılığı azaltır

27 Kasımda yayımlanan Resmi Gazeteye istinaden bulgurdaki KDV oranı yüzde 1e düşürüldü. Bu gelişme, bulgur alışverişinde uzun zamandır yaşanan sıkıntının giderilmesine yönelik önemli bir katkı sağladı. Hububat ve bakliyat sektöründe, başta pirinç olmak üzere bulgur, bezelye, börülce, fasulye ve mısır ununda KDV oranı yüzde 8di. Ancak bu ürünlerden sadece bulgurun KDVsi yüzde 1e çekildi. Geri kalan ürünlerde de bu oranın bulgura benzer oranlara çekilmesi bekleniyor.


Bakliyat firmaları kurumsallaşma, sistemli çalışma ve ürettikleri malları tüketicilerine sunmada merdiven altı diye tabir ettiğimiz kayıtsız firmalarla mücadelede sıkıntı yaşıyor. Haksız rekabet ortamında faaliyetlerini sürdürme gayreti içerisindeler. Bu çalışmalarda kayıt dışılık faktörü maalesef en büyük engel olarak karşılarına çıkıyor. Kayıt altındaki firmalar, ülkemizin farklı bakliyat üretim bölgelerinden satın aldıkları ürünleri satın alma aşamasında, müstahsil makbuzuyla aldıkları stopaj vergisi, katma değer vergisi ve üreticinin bağkur primi ödenmiş ürünleri alıp işleyip ve dağıtımlarında, KDVsi yüzde 1 ile aldıkları ürünü toptan satışlarında alıcı firmalara tekrar yüzde 1 KDV ilave ederek satış yapıyorlar. Yüzde 1 KDVli ürün satışlarında herhangi bir sorunla karşılaşılmıyor. Bu ürünler perakendeci, bakkal, market, gros ve hipermarketlere satışlarında tekrar yüzde 1 ile satılıyor. Fakat bakkal market gros ve hipermarketler yüzde 1 ile satın aldıkları bu ürünleri yüzde 8 KDVli almış gibi maliyet fiyatlarını oluşturuyor. Daha sonra yüzde kaç kar marjla çalışıyorlar ise satın aldıkları mala ilave ederek satışa sunuyorlar. Arada oluşan katma değer vergisini devlete ödüyorlar. Hububat ve bakliyat sektörü yıllardır kayıt dışılık ve haksız rekabetten yakınıp duruyor. Bir yanda kayıt altında olan ve aldığı her ürünü faturalı alıp satan firmalar var, diğer yanda belgesiz alınıp satılan ürünler Sisteme kayıtlı olan firma, maliyeye kayıtlı, vergi numarası, vergi dairesi belli olarak, aldığı ürünleri de sistem kaydından geçirerek alıp satıyor. Kayıt altındaki firmada mal alımında süreç, şu şekilde işliyor: Mal alımı yapıldığında, örneğin pirinci ele alırsak, pirinçte KDV oranı yüzde 8. Pirincin kilosunun 2 TL olduğunu varsayalım. Bu ürün alındığında kilosu 2 TL + KDV olduğunda, 2,16 TL maliyet oluşur. Yüzde 3 de işletme karı eklediğimizi varsayarsak, bu ürünü 2,22 TLye satmamız gerekiyor. 2,22 TL ile pazarlamaya çalıştığınız ürünü de istediğiniz fiyata satamıyorsunuz. Pazarlık payı düşüldüğünde 2,20 TL KDV dahilden bu ürünü sattığınızı düşünürsek, yüzde 1,8 para kazanıyorsunuz. Bu kazanca işçilik, depolama, taşıma, iletişim, borsa ücreti vs, ayrıca ödeyeceğiniz vergi dahil kazanç. Yani çok düşük kazançla bir iş yapıyorsunuz demek. Onun için, gıda sektöründe agresif büyüyen şirketlere rastlayamazsınız.Kayıt dışı firmada ise 2 TLye alınan ürün 2,20 TLden satıldığında, yüzde 10 kazanç sağlanır. Bu kazançta sadece depolama ve taşıma ücretinin dışında hiçbir masraf ve vergi yoktur. Bu anlamda kayıt altındaki firmanın kayıt dışı çalışmalarla rekabet edecek gücü kendinde bulamaz. Ki bu, devletin ilgili kurumlarının çözmesi gereken bir durumÜlkemizde serbest piyasa ekonomisinin çarkı içinde çalışan bazı işletmeler, varlıklarını sürdürebilme adına, özellikle gıda sektöründe kodeks dışı üretim yapıyor. Öte yandan pirinç üretiminde 2001 yılından bu yana pirinç üretim rekoltemiz yukarı doğru bir seyir izliyor. Ülkemiz için sevindirici bir durum. Özellikle son yıllarda Osmancık pirinç adı altında geliştirilen yeni bir pirinç tohumunun verimliliğinin yüksek olması çiftçileri sevindiriyor. Tane biçiminin ve lezzetinin güzelliği, ayrıca fiyatının emsal pirinçlere nazaran uygunluğu ile tüketiciler tarafından da kabul görmesine neden oluyor.KDV indirimi önümüze iki önemli konuyla mücadele edilmesi konusunda fayda sağlıyor; kayıtdışılık, haksız rekabet. Sektördeki bu haksız fiyat rekabeti sektörde üretilen mallardaki kalitenin düşmesini de ayrıca tetikliyor. Bu nasıl oluyor? Pirinç örneğindeki karışım sorunu da kısmen bu fiyat rekabetinden ve aradaki uçurumdan kaynaklanıyor. Sektörde üç tip pirinç türü var. Bunlar kısa, orta ve uzun tipler. Her üç tipin fiyatları farklı... Dolayısıyla fazla para kazanma hırsı veya rekabet etme isteği bu yanlış iş diye düşündüğüm karışımların yaşanmasına da neden oluyor. Dolayısıyla bir yandan bu ürünlerin kodekslerindeki eksiklikler ve denetim yetersizliği sektörde böylesi sıkıntıların yaşanmasına sebep olabiliyor. Özetle kaliteli ve dengeli beslenmede önemli bir yere sahip olan tarımsal ürünlerden hububat ve bakliyat ürünlerinin üretiminde, iç ticaretinde ve tüketiminde sorun yaşanmaması ve sektörün rahatlatılması için bu ürünlerin tamamında yüzde 1 olan KDV oranının pirinçte de benzer orana çekilmesinin faydalı olacağı kanaatindeyim. Bu sürece hepimizin katkı sağlaması dileklerimle saygılar sunuyorum.
E-BÜLTENİMİZE KAYIT OLUN
Copyright © 2005-2015 PEBEV Perakende Bilgi Evi
designed by nette interactive